Son Haberler
Anasayfa / Haberler / Üstün zekâya sahip olup da BİLSEM öğrenci seçme ve yerleştirme sürecini geçememenin altında yatan olası nedenler

Üstün zekâya sahip olup da BİLSEM öğrenci seçme ve yerleştirme sürecini geçememenin altında yatan olası nedenler

Üstün zekâya sahip olup da BİLSEM öğrenci seçme ve yerleştirme sürecini geçememenin altında yatan olası nedenler

Yaşıtlarına göre ileri düzeyde zihinsel kapasiteye sahip olduğu hem öğretmen yönlendirmesi ile hem de başka testlerle belirlenmiş ancak bilim ve sanat merkezlerinin birinci ya da ikinci aşamasında başarısız olduğu için kayıt yaptıramayan öğrenciler bulunmaktadır. BİLSEM öğrenci seçme ve yerleştirme sürecinin birinci ya da ikinci aşamasında başarısız olmanın çeşitli nedenleri olabilir. Bu nedenlerin ayrıntılı olarak incelenmesi ve çocuğun doğru bir şekilde yönlendirilmesi gelişimi için yararlı olacaktır.

Üstün zekâya sahip olup da BİLSEM öğrenci seçme ve yerleştirme sürecini geçememenin altında yatan olası nedenler aşağıdaki gibidir:
a) Öğrencinin sınav için yeteri kadar motive olmaması ya da yanlış şekilde motive edilmiş olması,
b) Öğrencinin değerlendirme günü bir sağlık sorunu yaşıyor olması,
c) Öğrencinin iki kere farklılık durumu yaşıyor olması ve bundan kaynaklanan sorunlar,
d) Öğrencinin sınava girdiği ortamla ilgili beklenmedik durumlar,
e) Tanılama kriterlerinin örtüşmemesi Tüm bu olası nedenleri ayrı ayrı ele alacak olursak:
a) Öğrencinin seçme ve yerleştirme süreci için yeteri kadar motive olmaması ya da yanlış şekilde motive edilmiş olması:

Bilim ve sanat merkezleri için tanılama süreci en erken birinci sınıfın ikinci dönemine denk gelmektedir. Dolayısıyla 6-7 yaşlarında olan öğrenciler değerlendirme kavramına genellikle aşina olmadıkları için öğretmenleri ya da ebeveynleri onları motive etmeye çalışır. Ancak ne yazık ki bu, bazı çocukların değerlendirmeye ve değerlendirme ortamına karşı olumsuz tavır sergilemelerine neden olabilmektedir.Değerlendirmeye girecek çocuklar bazen bununla ilgili kaygı yaşamaktadır.
“Nereye gidiyoruz? Neden gidiyoruz? Sonrasında ne olacak? Beni kim değerlendirecek? Neden bu değerlendirmeye girmem gerekiyor? Neden bu kadar erken gidiyoruz?” gibi pek çok soruları olabilmektedir. Bu noktada çocuklara karşı anlayışlı ve dürüst olmak büyük önem taşır. “Öğretmenin ve biz bazı konularda yaşıtlarından daha hızlı öğrendiğini düşünüyoruz. Bazen okuldaki derslerde sıkıldığını söylediğini hatırladın mı? (Gerçekten bu tarz cümleler kuruyorsa ifade edilmeli). Bunu ve daha pek çok yeteneğinin düzeyini tam olarak öğrenmek istiyoruz. Bu senin eğitimin ve gelişimin için önemli. Bu nedenle yarın/haftaya senin bir uzmanla çalışabileceğin bir etkinliğe gideceğiz. Uzman daha sonra senin gelişiminle ilgili bilgi verecek ve belki de okuldan sonra ya da hafta sonları boş zamanlarını daha verimli geçirebileceğin bir kuruma gitmen konusunda bizi yönlendirecek. Bu nedenle gireceğin değerlendirmede kendin gibi davran ve sorulan soruları yanıtlamaya çalış.” şeklinde bir bilgilendirme iyi olacaktır. Bu bilgilendirmeye karşın tepkisel ya da isteksiz çocuklar olabilir. Bu durumda çocukla bir kez de öğretmeni konuşmayı deneyebilir ancak çocuk hâlâ isteksiz ise değerlendirmeye girme konusunda zorlanmamalıdır. Bazı ebeveynlerin zorlamaktan kaçındıkları ancak bunun yerine çocukların motivasyonlarını artırmak için farklı yollar denediklerini görmekteyiz. Bunlardan bir tanesi de değerlendirmeye girmesi koşulunda onlara bir ödülün ya da hediyenin alınmasıdır. Bazı çocuklar buna uyum gösterirken bazılarının da değerlendirmeden sonra gelecek ödül/hediye için bir an önce değerlendirmeye girdikleri ancak soruları düşünmeden rastgele yanıtladıkları dolayısıyla da başarısız oldukları görülmektedir. Özetle değerlendirmenin nasıl bir süreçte yapılacağı konusunda çocuğa bilgi verilmeli, aşırı tepkisel ve isteksiz çocuklar zorla değerlendirmeye götürülmemeli, değerlendirme konusunda daha istekli olmaları için ödül/hediye tarzı yaklaşımlardan mümkün olduğunca kaçınılmalı ya da bunlar doğru şekilde sunulmalıdır. Değerlendirmenin önemi, olduğundan çok daha fazla abartılarak çocukta kaygı yaratılmamalıdır.
b) Öğrencinin değerlendirme günü bir sağlık sorunu yaşıyor olması: Bilim ve sanat merkezilerindeki değerlendirme sürecinin gerek birinci ayağında gerekse ikinci ayağında öğrencinin daha önceden belirlenmiş tarih ve zaman aralıklarında değerlendirmeye alınması söz konusudur. Ancak bazı durumlarda tam da değerlendirmenin yapılacağı gün çocukta baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, ateş gibi bazı sağlık sorunları oluşabilir. Bu durumların bazısı psikosomatik tepkiler olabilir. Yani öğrenci yaşadığı kaygı durumunu karın ağrısı varmış gibi hissedebilir. Bu gibi durumlarda öğrencinin rahatlatılması ve kaygı düzeyinin sağlıklı bir zemine çekilmesi önemlidir.
c) Öğrencinin iki kere farklılık durumu yaşıyor olması ve bundan kaynaklanan sorunlar:
Başka bir değerlendirmeye göre üstün zekâlı olarak tanılanan bir öğrencinin BİLSEM’i kazanamamasının altında yatan bir diğer olası neden de öğrencinin iki kere farklı olmasıdır. İki kere farklı çocuklar bir yandan üstün zekâya sahipken diğer yandan yaşıtlarından fiziksel ya da zihinsel olarak farklılıklar sergilemektedir. Fiziksel farklılıklar, işitme yetersizliği ya da kaybı, görme yetersizliği ya da kaybı, bedensel engellilik durumu iken; zihinsel farklılıklar öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu ya da Asperger sendromu gibi bir farklılığa sahip olmak olarak ifade edilebilir. İki kere farklı öğrencilerin iki kere farklılık durumu fiziksel ise fark edilmeleri ve tanılanmaları nispeten daha kolaydır. Ancak zihinsel olarak iki kere farklı olan çocukları üç grupta incelemek mümkündür:
1) Sadece üstün zekâlı olarak tanı almış çocuklar, bu çocukların diğer farklılık alanları tanılanmamıştır, bir başka deyişle gözden kaçmıştır.
2) Sadece ikinci farklılık durumları fark edildiği ve tanılandığı için sadece o kategoride değerlendirilen çocuklar. Örneğin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı almış ancak üstün zekâsı fark edilmemiş ya da tanılanmamış çocuklar. Bu çocukların sorun yaşadıkları alanlar ön plandadır, üstün zekâya sahip olabilecekleri çoğunlukla akla bile gelmemektedir.
3) Durumları birbirini maskelediği için her iki farklılık alanı da fark edilmeyen ve normal bir öğrenci gibi değerlendirilen öğrenciler. Bazı üstün zekâlı çocukların öğrenme problemleri ile yaratıcı şekillerde baş edebildikleri görülmektedir. Bu durumda olan öğrencilerin ne üstün zekâları ne de öğrenme problemleri fark edilmez ve ortalamada bir öğrenci olarak ele alınırlar.İki kere farklı öğrenciler bilim ve sanat merkezlerinin tanılama süreçlerinde yaşadıkları zorluklar fark edilmediği için dikkatini odaklama, sürdürme, zamanı yönetme, aşırı hassas oldukları için bazı durumlardan etkilenme (Sınıfta aşırı ışığın olması, tanımadık insanların ortamda olması, ortamın kalabalık olması bunlardan sadece bazılarıdır.) gibi sorunlar yaşayabilmekte ve bu da performanslarına yansıyabilmektedir. Dolayısıyla bilim ve sanat merkezlerinin değerlendirme sürecinde daha önce belirlenmiş ya da belirlenmemiş olan farklılıklarından ötürü başarısız olabilmektedirler.
d) Öğrencinin BİLSEM seçme ve yerleştirme sürecinde değerlendirmeye girdiği ortamla ilgili beklenmedik durumlar: Daha önce de belirtildiği gibi özellikle küçük yaştaki çocuklar; değerlendirme ortamında, kalabalık ortamda ya da anne babadan ayrı olduğu ortamda rahat olamamaktadır. Bu nedenle önceden ortam ve süreçle ilgili bilgilendirilmeleri, rahatlatılmaları büyük önem taşımaktadır. Bazı çocukların okullarındaki kendi sınıf arkadaşlarıyla aynı ortamda değerlendirmeye girmeleri, tanıdık yüzler görmek anlamında onları rahatlatırken bazen de diğer sınıf arkadaşlarını aynı ortamda görmeleri onları rahatsız edebilmektedir. Bu nedenle sınıf öğretmenlerinin bu konuda duyarlı olmaları, durumu aileler ile paylaşmaları; ebeveynlerin de çocuklarına uygun bir şekilde durumu ifade etmeleri önemlidir. BİLSEM değerlendirme süreçlerinin ikinci aşamasında daha önce de değinildiği gibi yapılan değerlendirme bireyseldir. Dolayısıyla çocuğun ilk defa tanışacağı bir uzmanla görüşeceği, sürenin ne kadar süreceği ile ilgili yaklaşık bir bilgi verilmesi ve ebeveynin dışarıda onu bekleyecekleri çocuğa söylenmelidir. Soruları dikkatli dinlemesi ve elinden geldiğince düşünerek yanıtlaması, uzmanın ona vereceği yönergeleri takip etmesinin de önemli olduğu vurgulanmalıdır. Bu aşamada bazı öğrenciler ebeveynlerinden ayrılmak istemeyebilir, uzmanla olumlu bir frekans tutturamayabilir ve bireysel değerlendirmeyi erken bitirmek isteyebilir. Bu da başarısız olmalarına neden olabilmektedir. Bu nedenle süreç hakkında önceden bilgilendirilmeleri önemlidir.
e) Tanılama kriterlerinin örtüşmemesi: Daha önce farklı kurum, kuruluş ya da özel psikologlar tarafından yapılan değerlendirmelerle tanı almış öğrencilerin BİLSEM’in değerlendirme süreçlerinde başarısız olmalarının altında yatan bir diğer olası neden de daha önce tanılanmaları için kullanılan araçların güncel ya da geçerli ve güvenilir araçların olmaması olabilir. Örneğin öğrenci üstün zekâ tanısını 3,5 yaşında daha önce bahsedilen ve artık eskidiği için güncelliğini yitiren Stanford-Binet testi ile aldıysa bu testin sonucu ile BİLSEM değerlendirme sonucu örtüşmeyebilir ve öğrenci BİLSEM’e yerleştirilemeyebilir. Bununla birlikte bazı durumlarda güncel, geçerli ve güvenilir araçlarla daha önce tanı almış öğrencilerin de bazı durumlarda BİLSEM değerlendirme sürecinden geçemediklerini görmekteyiz. Böyle bir durumda yukarıda bahsedilen değerlendirme günü yaşanan bir olumsuzluğun olması, herhangi bir sağlık sorunu yaşıyor olması ya da iki kere farklı bir öğrenci olması olası nedenler olarak düşünülebilir.

Doç. Dr. Marilena Z. LEANA-TAŞCILAR

Kaynakça: T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Yetenek ve Bilsem’ler kitabı

Link: http://orgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2022_01/12144346_OZEL_YETENEK_VE_BYLSEM.pdf

Hakkında ustun

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Sosyal Medya

◄ Facebook
◄ Instagram
◄ Linkedin
◄ Twitter
◄ Youtube