Son Haberler
Anasayfa / Blog / Üstün Yetenekli Çocukların Özellikleri

Üstün Yetenekli Çocukların Özellikleri

ÜSTÜN YETENEK NEDİR

Literatürde “gifted” ve “talented” terimlerinin “üstün yetenekli” bireyleri belirtmede kullanıldığı görülmektedir. Üstün yetenekli terimi içinde yer kavramlara anlam bilim çerçevesinde bakıldığında; yetenek (ability), somut eylem gücü; yetiklik – istidat (aptitude), belirli bir eğitimle yeteneğe dönüşebilen kalıtımsal hazır oluş; marifet (talent) ise özel yeteneğin sivrilmesi anlamını taşımaktadır.(Burak,1995).

Geleneksel olarak üstünlüğü açıklamada bireysel olarak yürütülen, bireysel zeka testleri ile ölçülen genel zeka anlaşılır. Tek başına IQ ile üstünlüğü açıklama Lewis ve Terman’ın çalışmalarında kullanılmıştır. Daha sonraki bir çok çalışmada ve üstün çocuklar için hazırlanan programlarda da sadece IQ ile belirleme yöntemi kullanılmıştır. Fakat son yıllarda üstünlüğü açıklamada kriter olarak tek başına IQ nün kullanılması tatmin edici değildir. Bugün çoğu araştırma üstünlüğün tek başına bir sayı ile açıklanamayacağını gösterir. (Hallahan ve Kauffman, 1994 ).

Witty üstün yetenekliği “İnsan etkinliğinin değerli bir çizgisinde sürekli olağanüstü performans gösteren kişi ” olarak tanımlanmıştır. Çoklu yetenek veya çok yönlü yetenek kavramının gelişmesinde Guilford’un 1950’lerde zihinsel süreçleri analiz ve kategori ettiği, üç boyutlu zihinsel yapı modeli etkili olmuştur. Bu modelde içerik, işlem ve ürün olmak üzere üç boyutta gruplanmış zihinsel yeteneklerden söz edilmektedir (Akt. Burak, 1995).

Sternberg (1991) üstünlüğün üç ana çeşidini ileri süren zeka teorisini şöyle açıklamaktadır.

    1. Analytic Üstünlük (Giftedness): Problemin kısımlarını anlamak, bu kısımların birbirine nasıl bağlandığını görmek için problemi bölümlere ayırmayı içerir. Bu geleneksel zeka testleri ile ölçülen beceridir.
    1. Synthetic Üstünlük (Giftedness): Yaratıcılık, yeni durumlarla başa çıkabilme yeteneği, önsezi, insight gibi tipik olarak sanat ve bilimdeki yüksek başarı ile bağlantıları becerileri içerir .
    2. Practical Üstünlük (Giftedness): Problemlerin çözümünde anlytic ve synthetic yeteneklere başvurmayı içerir.

Sternberg üstünlüğü bu üç yetenekten birinde veya daha fazlasında yüksek puan alarak üçünün dengesini iyi idare etmek diye açıklamaktadır.(Akt. Hallahan ve Kauffman, 1994).

Gardner ve Heatch (1989) ise 7 zeka alanın birbirinden bağımsız olduğunu, tüm çocukların ve yetişkinlerin zekanın farklı çeşitlerinin, güçlü ve zayıf yönlerinin göze çarpan profillerini gösterdiğine kanıtlar göstermektedir. Bu 7 zeka alanını şöyle açıklamaktadır. (Akt. Hallah ve Kauffman, 1994).

  1. Mantıksal – Matematiksel (Logical Mathematical) Bilim adamı ve matematikçi v.b
  2. Dil Bilimle İlgili (Linguistic). Gazeteci, şair v.b.
  3. Müzik (Müsical) . Müzisyen, besteci v.b.
  4. Şekil Uzay (Spatial). Heykeltraş, navigator.
  5. Bedensel (Bodily-kinesthetic). Dansçı, atlet v.b.
  6. Kişiler arası (interpersonal) Terapist, satıcı v.b
  7. Kişi için (intrapersonal) Kendi hakkındaki bilgileri detaylıdır.Sahip olduğu duyguları kabul eder. İsteklerini kuvvetli ve zayıf olduğu yönlerini bilir.

Üstünlüğün açıklaması için zekanın genel özelliklerinin bütün olarak ele alınması mı yoksa, bu özelliklerin ayrı ayrı mı ortaya konulması gerektiğini konusundaki tartışmalar devam etmektedir. Belki de bir insan ortanın altında yetenek ve yaratıcılığa sahip olmasına rağmen uygun koşullar sağlanırsa ve yüksek düzeyde düzey de performans göstermesi için teşvik edilirse üstün yetenek sergileyebilir. Belki de “üstün insanlar” dan ziyade “üstün davranış sergileyen insan” olarak konuşmak daha doğru olabilir. Bu konular Keating (1980), Renzulli ve Reis (1991) tarafından tartışılan yeni fikirlerdir. Kısaca üstünlük kompleks bir kavram olarak görülmektedir. (Hallahan ve Kauffman, 1994)

Renzulli (1977) üstün yeteneğin insan yapısının üç temel salkımı arasındaki etkileşimden ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Bu üç temel salkımı şöyle açıklamaktadır.

    1. Genel yeteneklerde ortalamanın üzerinde olmak (Above Avarage Ability)
    2. Üstün Yaratıcılık Düzeyi (High Creativity). Sorunların çözümüne alışılmamış düşünme (divergent thinking) boyutuyla yaklaşmak.
    1. Yüksek Görev Anlayışı (High Task Commitment) Güdülemede ve güdülenmede üst düzey, bir sorunun doğurabileceği sonuçları görebilme yeteneği. Bu tanımlama grafiksel olarak Şekil I’de gösterilmektedir.

Önerilen bu tanım kullanılacak olursa, okul çağı nüfusunun %2-5 arasında bir küme üstün yetenekli olarak ele alınabilir (Akt. Ataman, 1982).

Milgram (1991) üstünlüğü bilişsel, kişisel sosyal ve soya – kültürel etkilerin kompleks bir etkileşiminin sonucu olarak açıklamaktadır. 4×4 modeli üstünlüğü 4 kategoride açıklar. Bunlardan ikisi zekanın görünümü olan “genel entellektüel yetenek” ve “özel entellektüel yetenek “ tir. Diğer ikisi ise orijinal düşünmenin görünümü olan “yaratıcı düşünme ” ve “özel yaratıcı yetenek” tir. Milgram (1991) bu yetenekleride 4 düzeyde belirtir. Bunlar profoundly (derin çok) üstün, moderately (orta) üstün, mildly (biraz) üstün ve nongifted (üstün değil) tir. 4×4 modeli üstün yetenekli olarak bir çok insanı tanımlayabilir. Bu düzeyler şekil II’de daha açıkça görülmektedir (Milgram ve Hong, 1996, Akt. Tüy, 1997).

ÜSTÜN YETENEKLİLİK TİPLERİ

Üstün yeteneklilik aşağıdaki 6 alandan birinde veya birkaçında yüksek performans ve başarı göstermekle açıklanabilir (Sisk, 1987).

1. Genel Entellektüel Yetenek

2. Özel Akademik Yetenek

3. Yaratıcılık Ve Üretici Düşünmek

4. Liderlik Yeteneği

5. Görsel ve Gösteri sanatları

6. Psikomotor Yetenek

Renzulli (1987) hala çoğu eğitimcinin üstünlüğün tektipi (entellektüel üstünlük ) hakkında program geliştirdiğini ve planladığını belirtir. Üstünlüğün bir tipi için zeka puanları genellikle temel kriterdir. Tek kriterle tanılama iki temel probleme yol açar. Birincisi bazı özelliklerin bu kritere bakılarak ölçülememesi . İkincisi ise, kültürel farklılığı olan çocukların tanımlanamaması (Akt. Sisk, 19987).

  • Genel Entellektüel Yetenek

Genel entellektüel yetenek, genellikle yüksek zeka puanı ile açıklanır. Tipik olarak Stanford Binet zeka testinden 132 ve üstü, Wechler zeka ölçeğinden ise tüm puanda veya performans ya da sözel bölümde 130 ve üzeri alan bireylerin üstün entellektüel yeteneğe sahip olduğu düşünülür. Bu öğrenciler geniş kelime hazineleri, hafızası ve soyut kelime bilgisi v.b. bakımından aileleri ve eğitimciler tarafından tanınabilirler.

  • Özel Akademik Yetenek

Özel akademik yetenekli öğrenciler, başarı ve yetenek testlerindeki göze çarpan performanslarıyla öğrenilirler. Bu yeteneklerini matematik veya dil gibi dar bir alanda gösterebilirler.

  • Yaratıcılık Ve Üretici Düşünme Yeteneği

Kallahan (1978, 1980) yaratıcı ve üretici öğrencilerin özelliklerini şöyle sıralar.

  • Yeni deneyimlere açıklık.
  • Değerlendirme odağı kendi içinde.
  • Düşünceleri ile oynama yeteneği.
  • Risk almaya isteklilik.
  • Karmaşık ve güç olanı tercih.
  • Belirsizlik için tolerans
  • Olumlu benlik imajı
  • Bir görevi yerine getirirken kendini kaybetme (Bir görevi yerine getirirken kendini kaybedecek şekilde odaklaşma yeteneği)

Yaratıcı ve üretici öğrenciler “Torrance Yaratıcı Düşünme Testi” gibi yaratıcılık testleri kullanılarak ortaya çıkarılır. Bu öğrenciler normal sınıf öğretmenine meydan okur. Böyle öğrenciler tek başına çalışmayı tercih eder ve yönlendirilmek istemezler.

  • Liderlik Yeteneği

Liderlik, genel kararlar ve eylemlerde grupları veya bireyleri yönlendirme yeteneği olarak açıklanabilir. Liderlik yeteneğinde üstünlük gösteren öğrenciler, bu yeteneklerini grup çalışmaların da ve güç bir durumda anlaşmaya varmak için tartışma – görüşme durumunda kullanırlar. Çoğu öğretmen, öğrencilerinin liderlik yeteneğini onların problem çözmedeki beceri ve ilgilerindeki istekliliğe göre tanımlamaktadır.

Maker (1982) liderlik özelliklerini şöyle listeler:

  • Yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla birlikte iken kendine güvendiği görülür.
  • Sorumluluklarını iyi yerine getirir.
  • Sınıf içindeki bir çalışmayı izlemesi istendiği zaman çok rahat görünür.
  • Sınıf arkadaşları tarafından tercih edildiği görülür.
  • Öğretmenleri ve sınıf arkadaşlarıyla işbirliğine açıktır.
  • Genellikle kolay anlaşır, kolay uyum sağlar. .
  • Yeni durumlara çabuk uyum sağlar.
  • Baskın olma eğilimindedir.

Bu öğrenciler Fundemental Interpersonal Relations Orientation – Behavior (FIRO – B) gibi araçlarla tanımlanabilir( Akt. Tüy, 1997).

  • Görsel Ve Gösteri Sanatları

Bu alanda üstün olan öğrenciler sanat, müzik, dans, drama ve bunlarla ilişkili diğer çalışmalarda özel yetenek gösterirler. Görsel gösteri sanatları okullarda üstünlüğün en çok ihmal edilen bölümlerinden biridir. Torrance (1980) dramaya işaret eden özellikleri şöyle sıralar.

  • Mimikleri kullanabilme ve taklit etme becerisi.
  • Vücut dili ve mimikleri kullanarak sözcükleri anlatabilme
  • Vücut dili ile düşünceleri güçlü ve doğru bir şekilde ifade edebilme.

Benzer listeler diğer sanat alanları içinde geliştirilebilir. Bu alandaki üstünlüğün tanılanmasında genel çekilistlerin kullanımının yanı sıra bu alandaki uzman kişilerin değerlendirmeside çok önemlidir (Akt. Tüy, 1997)

  • Psikomotor Yetenek

Çocuklar ince ve kalın motor gelişimlerindeki özelliklere göre de tanılanabilirler. Bu alan jimnastik, yüzme ve diğer spor alanlarının yanı sıra el sanatları alanlarındaki becerileri de kapsar.

İnsanlar bu alanların sadece birinde değil bir kaçında da üstünlük (multiple yeteneklilik) gösterebilirler (Sisk, 1987) .

1I1. ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUK KİMDİR?

Konunun karmaşık ve çok yönlü olması nedeniyle, son şeklini almış bir üstün yetenekli çocuk tanımına ulaşmak mümkün olmamaktadır. Bu nedenle de tanımlamalarda yeni yaklaşımların ortaya çıkması süregelmektedir (Davaslıgil, 1991). 1925’te Terman tarafından ileri sürülen sadece yüksek zekâ bölümü gibi tek ölçüte dayalı tanımlar zamanla yerini çoklu ölçüte dayalı tanımlara bırakmıştır. 1972 yılında A.B.D.’inde Marland raporuyla ortaya atılan tanımın böyle bir geçişin gerçekleşmesindeki önemi büyüktür (Clark, 1997). Clark’ın bu rapordan aktardığına göre, Üstün zekâlı ve özel yetenekli çocuklar, seçkin yeteneklerinden dolayı, yüksek seviyeli iş yapmaya yeterli oldukları, bu alanda, profesyonel olarak bilinen kimseler tarafından belirlenmiş olan çocuklardır. Bunlar, kendilerine ve topluma katkıda bulunabilmeleri için, normal okul programlarının ötesinde farklılaştırılmış eğitim programları ve hizmetlerine gereksinim duyan çocuklardır.

Çağlar (1986), 1977 yılında A.B.D.’deki Eğitim Komisyonu’nun (U.S. Office of Education) ileri sürdüğü tanımı aktararak, şöyle devam eder: Bu çocuklar saptanan alanların biri, birkaçı veya bunların birleşmesinden oluşan bir bütünlük içinde yüksek başarı gösterirler ve gizil güçlere sahiptirler.

Bu yetenek alanları şunlardır:

      1. Genel zihin yeteneği,
      2. Özel akademik yetenek,
      1. Yaratıcı veya üretken düşünme yeteneği,
      2. Liderlik yeteneği,
      3. Görsel ve sanat yapma yeteneği,
      4. Psiko-devimsel (psiko-motor) yetenek.

Söz konusu komisyon üstünlerin tanımında yer alması gereken çeşitli yetenek alanlarına dikkat çekmiş ve ABD’de geniş kabul görmüştür (Gallagher ve Courtright, 1986). Renzulli (1986) bu tanıma eleştiriler getirmiş ve eklemeler yapmıştır. Özellikle, motivasyon gibi zihinsel olmayan ögelere yer verilmemiş olmasını eleştirmiştir.

Renzulli, yaratıcı hizmetler sunarak başarılı olan bireyler üzerinde yapılan incelemelerin, birbiriyle etkileşim içinde olan üç özellik kümesine sahip olduklarını gösterdiğini belirtmektedir. Bu kümelerden birincisi, genel ve özel yetenek düzeyi; ikincisi, yaratıcılık, yani yeni düşünceler oluşturup, bunları yeni sorunların çözümünde uygulayabilme yeteneği; üçüncüsü de motivasyon, yani, bir işi başından sonuna kadar götürecek görev anlayışıdır. Herhangi bir alanda gerçek üstün bir başarının sağlanması için yukarıda belirtilen bu üç özellik kümesi arasındaki etkileşim gereklidir. Bireyin, bu ölçütlerin hepsinde yaşıtlarının % 85’inden ve en azından birinde % 98’inden daha başarılı olması halinde, üstün biri olarak kabul edilebilir (Ataman, 1984; Davaslıgil, 1991; Hallahan ve Kaufman, 1978; Özsoy, 1984; Renzulli, 1986).

Renzulli (1986), birinci kümede yer aldığını belirttiği genel yetenek’ten kastettiği yüksek düzeyde soyut düşünebilme, sözel ve sayısal usa varma, uzamsal ilişkiler, bellek ve sözcük akıcılığı, dış çevrede karşılaşılan yeni durumlara uyum gösterme ve onları şekillendirme, bilgi işlemin otomatikleşmesi, yani bilgilerin hızlı, sağlıklı ve seçici olarak anımsanması ile ilgili kapasitelerdir.

Yine birinci kümede yer aldığını ileri sürdüğü özel yeteneklerden ise, yukarıda belirtilen genel yeteneklerin çeşitli birleşimlerini özel bilgi alanlarına veya sanat, liderlik, yönetim vb. gibi performans alanlarına uygulayabilme kapasitesini kastetmektedir. Yaratıcılık olarak nitelendirdiği ikinci küme özelliklerini ise Renzulli, düşüncenin akıcı, esnek ve özgün olması, deneyime açık olma; kendinin ve diğerlerinin düşüncelerindeki, aksiyonlarındaki ve ürünlerindeki yeniliğe ve değişikliğe karşı alıcı olma, ayrıntıya, düşünce ve maddelerin estetik niteliklerine duyarlı olma şeklinde sıralanabileceğini belirtmiştir.

Zihinsel olmayan özellikler olarak nitelendirdiği ve üçüncü kümede yer aldığını ileri sürdüğü üstün motivasyonu ise, belirli bir problem, çalışma alanı veya herhangi bir ifade şekline karşı yüksek düzeyde ilgi, heves, hayranlık, bağlılık duyma kapasitesi, sebatkâr,

azimli, sabırlı, kararlı olma, çok çalışabilme ve kendini belirli bir işe adayabilme kapasitesi, önemli bir işin üstesinden gelebileceğine ilişkin bireyin kendisine olan inancı, güveni, aşağılık duygusundan arınmış olması, başarma dürtüsüne sahip olması, belirli alanlardaki önemli sorunları görebilme ve gelişmelere ayak uydurabilme yeteneği, bireyin çalışmalarına yüksek standartları hedeflemesi ve dıştan gelen eleştirilere açık olması, kendi ve diğerlerinin çalışmalarına estetiğe dayalı zevk, kalite ve mükemmellik anlayışı ile yaklaşması şeklinde açıklamaktadır. Renzulli, ayrıca, kişilik ve çevresel öğelerin de bireyin üstün olma niteliğini kazanmasında etkili olduğunu ileri sürmüştür.

Görüldüğü üzere, tek ölçütlü zekâ düzeyine dayalı tanımlardan, çoklu yeteneğe ve performansa dayalı tanımlara doğru bir geçiş vardır. Yüksek zekâ düzeylerini belirlemek için gözlenebilir davranış gereklidir, ancak bu üstünlüğün anlaşılmasını kapsamlı bir temele oturtmak için yeterli değildir.

Daha kapsamlı bir tanım son beyin araştırmalarına dayanarak yapılmaya çalışılmıştır. 1960’ların ortasından beri yapılan beyin araştırmaları çok zeki bireylerin biyolojik olarak farklı olduklarını ve bu farklılığın tamamen doğuştan gelmeyip daha çok genetik örüntü ve çevre olanaklarının karşılıklı etkileşimi sonucunda beyinde oluşan hücresel değişimlerden kaynaklandığını göstermiştir.

Ayrıca araştırma verileri yüksek zekâ düzeyinin beynin başlıca işlevlerinin gelişiminin bir sonucu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgulara dayanan Clark’a (1977) göre, yüksek zekâ düzeyi, bilişsel, duyuşsal, fiziksel (duyusal, devinişsel) ve sezgisel olarak adlandırılan beynin 4 işlevinin ileri düzeyde ve hızlandırılmış gelişmesinin bir sonucudur. Ona göre, zekâ kavramı ve üstünlük artık sadece beynin bilişsel işleviyle kısıtlandırılamaz; tüm beyin işlevlerini ve onların etkin ve bütünleştirilmiş kullanımını içermelidir.

Gardner farklı zekâ yapılarını önererek zekâya bakışı daha kapsamlı bir hale getirmesine karşın (Selçuk, Kayılı & Okut, 2003), beyin işlevinin bütünleştirici bünyesine pek değinmemektedir. Oysa beynin işlev alanları arasında karşılıklı ve birbirine dayanan bir ilişki vardır (Clark, 1997 ). Silverman’ın (1993) aktardığına göre, Dr. Annemarie Roeper (1982) ise, üstünlüğü, duygusal yönü de kapsayacak şekilde tanımlamıştır. Ona göre üstünlük, “daha yüksek bir farkında olma, daha yüksek bir duyarlılık ve daha yüksek bir anlayış ve algıları, zihinsel ve duygusal deneyimlere dönüştürme yeteneğidir.” (p. 21). Üstünlerin duygusal yönlerine odaklanan bir başka tanım da Columbus Grubu adıyla bilinen bir grup eğitimci tarafından 1991’de yapılmıştır. Onlara göre: “Üstünlük, ileri bilişsel yeteneklerin ve yüksek derecede yoğunluğun niteliksel olarak normdan farklı iç deneyimler ve farkındalıklar yaratmak üzere birleştiği, eşzamanlı olmayan bir gelişmedir.

Bu eşzamansızlık, zihinsel kapasite yükseldikçe artar. Üstünlerin kendilerine özgü olmaları, onların daha incinebilir olmalarına yol açar ve en üst düzeyde gelişebilmeleri için çocuk yetiştirme, öğretim ve rehberlikteki değişimleri zaruri kılar. Eşzamansızlıktan üstünlerdeki bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişim hızlarının eşit olmaması kastedilmektedir. İncinebilirlikleri, eşzamansızlığın neden olduğu gerilimin bir sonucudur (Clark, 1997; Silverman, 1993).

Görüldüğü üzere, tanımlarda gelişmeler olmasına karşın, son olarak benimsenmiş bir tanım mevcut değildir, ancak eğitimcilerin ortak bir temelde görüş birliğinde oldukları bazı noktalar vardır: Bütün bireyler kendilerine özgü kalıtımsal bir yapıyı miras alırlar ve genellikle bu yapının içerdiği beyin, zekânın gelişmesi için büyük potansiyele sahiptir. Son 20-25 yıl içinde zekânın dinamik bir özellik gösterdiği kabul edilmiştir. Çevrenin sağladığı imkânlarla, beynin gelişiminin arttırılması veya engellenmesi mümkündür.

  • Zekâ kavramı bilişsel, duyuşsal, sezgisel/yaratıcı ve hareki/duyusal ifadeleri içerecek şekilde genişletilmiştir. Artık zekânın tanımı bilişsel ve akademik başarıyla sınırlandırılamayacağı için, üstün zekâlılığın tanımı da aynı şekilde genişletilmelidir.
  • Dinamik özelliğinden ve gelişiminde hem genetik mirasın hem de çevre koşullarının öneminden dolayı, zekâ doğumdan ölüme kadar aynı kalan, değişmez bir özellik göstermez.
  • Genetik donanımları ve çevresel uyarılmaları arasındaki etkileşim sonucunda zekâ gelişimleri diğerlerine oranla daha fazla artmış olanlar ve bu artış sonucunda hızlandırılmış ve ileri beyin fonksiyonuna sahip olanlar, üstün olarak etiketlenen bireylerdir. Bu etkileşimin önemli olması, üstün bireylerin zihinsel gelişimlerini devam ettirebilmeleri için kendi düzeylerine uygun öğrenme deneyimlerinden yararlanmaları gereğini ortaya koyar. Bu nedenle, üstün bireylerin eğitim gereksinmelerini karşılayacak farklılaştırılmış bir öğretim anlayışı gereklidir (Clark, 1997).

Ülkemizdeki Tanımlar

Ülkemizde, 2916 Sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanununu dayanak alan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Eğitim Okulları Yönetmeliğinde, üstün zekâlı: “zekâ bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 130 veya daha yukarı olan” şeklinde belirtilmiştir. Üstün Özel Yetenekli ise; “zekâ bölümü çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 110 veya daha yukarı olup da, güzel sanatlar, teknik ve benzeri alanlarda yaşıtlarından belirli ölçüde üstün olan” şeklinde tanımlanmıştır.

Ancak bu kanun yürürlükten kaldırılarak, 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 6 Haziran, 1997 tarihli ve mükerrer 23011 sayılı Resmi Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe konmuş ve uygulaması ile ilgili hususlar 18 Ocak, 2000 tarihli ve mükerrer 23937 sayılı gazetede yayımlanarak yürürlüğe konan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtilmiştir. Bu yönetmeliğin 1. kısmı olan Genel Hükümlerin 4. maddesinde yer alan tanımların “v” bendinde ise; üstün veya özel yetenek “akademik alanda ve/veya sanat alanındaki yetenekleri açısından akranlarına göre üst düzeyde performans gösterme durumudur.” şeklinde tanımlanmıştır. Daha fazla ölçüte yer veren kapsamlı tanımların yapılabilmesi için ülkemizde çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Özellikleri Yukarıdaki örnekte, birçok olumlu özelliğin Burak’ta toplandığını görüyoruz. Bir başka örnekte ise, çok daha farklı özellik birleşimlerini o bireyin kendinde barındırdığına tanık olabiliriz. Örneğin, bir üstün yetenekli öğrenci matematikte başarılı olabileceği gibi, bir başkası sosyalde daha başarılı olabilir; ya da ender de rastlansa hem sosyal hem de fen alanında başarılı olabilir. Bu nedenle, aşağıda verilen özelliklerin sadece genelde görülebilecek nitelikler olduğunun, hepsinin tek bir bireyde toplanamayacağının ve her bir farklı bireyde farklı özellik birleşimlerinin görülebilineceğinin anlaşılmasında yarar vardır.

Fiziksel Özellikleri (Genelde);

  • Fiziksel yapı ve genel sağlıkları normalin üstündedir. Ataman’ın (1974) altı-yedi yaş Türk çocukları üzerinde yaptığı araştırmaya göre, Üstün Yetenekli Kümesinin boy, ağırlık, baş anterio-posterio çap ve akciğer kapasitesi ölçümleri, Normal Altı Yetenekli Kümesindekilere göre daha yüksek bulunmuş ve aradaki farkın p< 0.05 düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür.
  • Üstün nitelikte sinir sistemine sahiptirler. Aşırı duyarlı sinir sistemine sahip olmaları normal yaşıtlarına oranla daha fazla hareketli olmalarına yol açabilir. Bebeklik döneminde daha az uyku gereksinimi duymalarıyla dikkat çekebilirler. Yüksek fiziki enerjiye sahip üstün çocuklar, hiperaktif çocuklarla karıştırılmamalıdırlar. Hiperaktif çocuklar istemli dikkat ve davranış denetimini gerçekleştiremezler. Oysa bu tür üstün çocuklar çok aktif olmalarına karşın, çok az hiperaktivite semptomları gösterirler: ilgilendikleri zaman dikkatlerini yoğunlaştırabilirler ve sadece zihinsel uyarıcının yetersiz olduğu durumlarda kendilerinde amaçsız hareketlilik görülebilir. Ancak üstün olup gerçek hiperaktif çocuklara rastlamak da mümkündür.
  • Duyu organları keskindir. Bebeklerde bu aşırı duyusal uyarılabilirlik, battaniyelerini üstlerinden atma, giyim eşyalarındaki markalardan, altlarının ıslanmasından rahatsız olma, gürültüye yoğun tepki gösterme şeklinde ifade bulabilir. Ayrıca, bu aşırı

duyarlılıkları tat alma duyularında da görülebilir. Örneğin iki değişik fabrikanın ürettiği meyve suyu arasındaki ufak farkı hissedebilirler.

  • Olgunlaşma daha hızlı bir seyir gösterir. Kuvvetlidirler ve koordinasyon gerektiren faaliyetlerde tepkileri daha hızlıdır (Ataman, 1984; Hallahan & Kauffman, 1978; Whitmore, 1980).

Sosyal Gelişim Özellikleri (Genelde);

  • Kendilerinden büyük çocuklarla karmaşık oyun oynama eğilimindedirler.
  • Karşısındakilerin düşüncelerini, duygularını ve isteklerini kestirebilme yeteneğine sahiptirler. Grup içindeki liderliğin amacı ve işlevini kavrayabilmeleri ve diğerlerinin gereksinim ve ilgilerine duyarlı olabilmeleri nedeniyle, genellikle lider olma eğilimindedirler. Hem liderlik için arzulanan kişilik özelliklerine hem de geniş ilgi alanına sahip olmaları liderlik potansiyellerini daha da arttırır.
  • Espri yetenekleri gelişmiştir. Kişilik Özellikleri (Genelde);
  • Bağımsız olma özellikleri gösterirler. Bu özellikleri öğrenme etkinliklerinde de görülür.
  • Yüksek amaç ve ideallere sahiptirler.
  • Faaliyetlerini başlatmak için bir dış kuvvete ihtiyaç duymazlar, yani içten denetimlidirler.
  • Yaşamlarındaki   olayları   denetim   altına     alabileceklerine   inanırlar,     kaderci değildirler.
  • Mükemmel olma özelliğini gösterirler.
  • Özgüvenleri yüksektir (Clark, 1997; Davis & Rimm, 1989; Hallahan & Kauffman, 1978; Leroux & Mcmillan, 1993; Parke, 1989; Rogers, 1986 ; Sisk, 1987 ve Whitmore,

1980).

Ahlâkî Özellikleri (Genelde);

  • Ahlâki duyarlılıkları erken yaşta yoğun olarak görülür.
  • Açlık, nükleer savaş, çevre kirliliği, barış, uluslar arası ilişkiler gibi dünya sorunlarına diğer yaşıtlarına göre daha duyarlıdırlar.
  • Sorgulayıcı, keskin gözlemci, mantıkî düşünür olma özellikleri göstermeleri nedeniyle, eşitsizliği, haksızlığı, çifte standardı fark ederler. Bunları önlemede etkisiz olmaları kendilerini çaresizliğe iter.
  • Keskin adalet duygusuna sahiptirler. Zihinsel Özellikleri (Genelde);
  • Doğumlarından itibaren gördükleri, işittikleri, dokundukları şeylere yaşıtlarına oranla daha fazla ilgi gösterirler, dikkatlerini daha uzun süre yoğunlaştırabilirler.
  • Daha büyük yaslarda da dikkat süreleri daha uzundur. Daha meraklı olmaları, çok şey öğrenme isteklerine sahip olmaları nedeniyle, bir sorunla karşılaştıkları zaman, bu konu üzerinde akıllarını daha uzun süre çalıştırabilirler.
  • Kolaylıkla kavram oluştururlar. Düşünceleri akıcıdır. Kolayca ezberleme ve ezberlediklerini de uzun süre belleklerinde koruyabilme özelliğine sahiptirler. Sözcük hazineleri zengindir. Kendi başlarına okumayı öğrenirler. Sayılara erkenden ilgi duyabilirler. Yüksek düşünce süreçlerini çalıştırıcı şekilde bilgilerin aktarılmasından hoşlanırlar. İki işi aynı anda yapabilirler. Zaman kavramı erken gelişebilir.
  • Yeni mekanik âletler keşfedip inşa edebilirler. Daha az yapılaşmış öğrenme materyalini tercih ederler.
  • Başladıkları görevlerin bitirilmesi için kendilerine daha fazla fırsat verilmesini isterler (Clark, 1997; Freeman, 1991; Hallahan & Kauffman 1978; Parke, 1989 ve Sisk,

1987)

Üstün yetenekli çocuk zeka, yaratıcılık, sanatsal, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yüksek performans gösteren ve bu alanlardaki kapasitesini tam olarak geliştirmek için okul tarafından olağandan farklı aktiviteler ve hizmetler gerektiren kişidir (Mallanan, Kauffman, 1994 ) .

Ülkemizde 1991 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği Özel Eğitim Konseyinde üstün yetenekliler şöyle tanımlanmıştır.

“Üstün yetenekliler; genel ve / veya özel yetenekleri açısından, yaşıtlarına göre yüksek düzeyde performans gösterdiği konunun uzmanları tarafından belirlenmiş kişilerdir. Üstün yetenekliler, bu yeteneklerini geliştirmede, normal eğitim programlarının yetersiz kaldığı, kendi ilgili ve yetenekleri doğrultusunda farklılaştırılmış programlara ihtiyaç duyan gruptur.” Üstün yeteneklileri”, diğer bireylerden ayırt eden özellikler genellikle şunlardır.

  1. İleri düzeyde zihinsel yetenek.
  2. Çeşitli alanlarda özel yetenek.
  3. Duyarlılık ve yaratıcılık
  4. Yoğun motivasyon.

Üstün yetenekli çocuklar aynı yaşdaki diğer çocuklarla karşılaştırıldığı zaman bazı alanlarda daha mükemmel oldukları görülür. Bu durumun anlamlı hale getirilmesinde üstün yetenekli çocukların nasıl açıklanacağı hakkındaki tartışmalar göz önüne getirilmelidir. Bu tartışma konuları Şöyledir.

  1. Üstün Yetenekli Çocukları Mükemmel Yapan Alanların Ne Olduğu.

Genel zeka mı? yaratıcılık, mı özel yetenek mi, akademik konulardaki başarı mı, ahlak yargısı mı? yoksa bu faktörlerin kombinasyonu mu? Belkide herkes bazı konularda diğerlerinden daha üstündür.

  1. Üstünlük Nasıl Ölçülecek?

Tutum ve başarı testi gibi standart testlerle, okuldaki veya günlük yaşamdaki performansının dikkate alınmasıyla öğretmen yargılarıyla v.b. ölçülebilir.

  1. Bir Çocuğun Üstün Olarak Düşünülebilmesi İçin Mükemmelliğin Derecesi Nedir?

Karşılaştırıldığı grubun %50, %90 veya %99’dan daha iyi olması mı? Bu sorular sürekli değerlendirilmektedir  (Hallahan, Kauffman 1994) .

  1. ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ

Çağlar’a(1972) göre üstün zekalı çocuklara has özellikleri saptamak için ilmi metotlar ve çeşitli ölçekler kullanmışlardır. Bunları kısaca aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür..

ı. Çeşitli Grup ve Bireysel Zeka Testleri.

a. Dile Dayanan Zeka Testleri,

  1. Dile Dayanmayan, dili gerektirmeyen zeka testleri,
  2. Standart Bilgi ve Başarı Testleri.
  3. Kişilik Testleri ve Envanterleri.
  4. Sosyal Olgunluk Testleri.
  5. Teorik, Ekonomik, Estetik, Politik ve dini Ölçekler.
  6. Sosyometrik Teknikler.
  7. Vaka incelemeleri (Çocuğun gelişim tarihçesi ve aile geçmişi incelenerek).
  8. Çeşitli kişisel kayıtların incelenmesi.
  1. Anketler.
  2. Gözlemler.
  3. Çeşitli özellikleri ölçen ölçekler.
  4. Takip araştırmaları.
  5. Ana baba, öğretmen, öğrenci ve öğrenci yakınları ile yapılan mülakatlar.

Bu araştırmaların bulgularına göre bulunan üstün zekalı çocukların ortak ve belirgin özelliklerini beş ana başlık altında açıklamak isterim. Bu beş ana başlık şunlardır :

  1. üstün Zekalı Çocukların Bedeni Özellikleri,
  2. üstün Zekalı Çocukların Zihni Özellikleri,
  3. üstün Zekalı Çocukların Sosyal Özellikleri,
  4. üstün Zekalı Çocukların Kişilik özellikleri,
  5. üstün Zekalı Çocukların Mesleki Özellikleri.

Halk arasında yaygın bir kanaate ,göre üstün zekalı çocuklar akranlarına göre bedenen zayıf, çelimsiz, gelişmemiş, daha az cazibeli, sağlığı bozuk ve kısa ömürlü olurlar. Sebep olarak yüksek düşünce ve zekaya sahip olmaları ve bundan dolayı bedeni gelişim ve uzun yaşamanın engellendiği ileri sürülür.

Bu alanda birçok incelemeler yapılmıştır. İnceleme sonuçları bu kanaatin yalnız yanlışlığını değil, tamamen aksini ispatlamıştır.

Yukarda 13 madde halinde sıralanan kriterlere ,göre seçilen üstün zekalı çocukların normal akranları ile kıyaslandığında doğumdan ölüme kadar her yaş seviyesinde bedeni gelişim ve sağlıkta onlardan üstün oldukları saptanmıştır. Hatta iftiharla belirtebiliriz ki dünyada üstün zekalı çocukların eğitimlerine ilk başlayan Osmanlı İmparatorluğu zamanında ENDERUN okullarına alınan öğrencilerin seçiminde çocukların üstün bedeni gelişimleri, fiziki güzellikleri ve cazibeli oluşları üstün zekalılığın tek belirgin özelliği ve kriter olarak kullanılıyordu.

Ordular fethettikleri yerlerde bedenen gelişmiş, güzel ve cazibeli çocukları topluyor, saray bu çocukları Enderun okullarında özel bir eğitime tabi tutuyorlar, yetiştiriyorlardı .Son zamanlara kadar bu konuda yapılan bilimsel inceleme ve araştırmaların bulguları da Osmanlı Devletinin zamanında kullandığı bu kriterin doğruluğunu desteklemiştir. üstün zekalı çocukların normallere kıyasla bedenen aşağıdaki hususlarda belirgin üstün özelliklere sahip oldukları saptanmıştır.

Üstün Zekalı Çocukların Bedeni Özellikleri

  1. Doğumlarında normal çocuklardan daha ağır ve uzun doğarlar.
  2. Her yaşta akranları ile kıyaslandıkça bedeni gelişimlerinde belirli derecede üstünlük gösterirler.
  3. Her yaşta akranlarından daha iri, kuvvetli ve sıhhatlidirler.
  4. Akranlarından ve normal çocuklardan daha erken konuşurlar, yürürler. Bu bazen zekanın yüksekliği ile oranlı olarak çok erken olarak gelişir.
  5. Bedenen bütün organların sağlığı akranlarından çok iyidir. Sağlıklarını çok iyi korurlar. Bozulduğunda derhal tedbir alırlar ve hastalık şikayetleri çok azdır.
  6. Beden özürlerine çok az rastlanır. Bu cümleden olmak üzere birçokları gözlük kullanır ve büyük bir kısmı bademcik ameliyatı olmuşlardır. Bu olanların sağlığa verdiği önemin bir belirtisi sayılır.
  7. Omuz ve kalçalarının daha geniş olduğu, ciğerlerinin daha kuvvetli olduğu görülmüştür. Üstün zekalı çocukların bu bedeni özellikleri gerçek ilmi araştırmalar sonucu olarak bulunmuştur.

Zihinsel özellikleri

  1. Mutad dışı bir zihni enerjiye sahiptirler. Zihnen daima faal olmayı şiddetle arzu ederler .
  2. Bilgi kazanmak için doymak bilmez bir iştaha ve açlık gösterirler.
  3. Erken konuşabilir ve dili etkili bir ilişki vasıtası olarak kullanabilirler. Konuşurken işaret ve bedeni ifadeye çok az başvururlar. Kelimeleri doğru telaffuz ederler. Kelimeleri yerli yerinde kullanırlar ve akıcı bir konuşmaları vardır. Kelime hazineleri zengindir.
  4. Kendilerini ifade etmek ve kuvvetli öğrenme arzularını doyurmak için çeşitli alanlara ihtiyaç duyarlar.
  5. Bir faaliyete kendi kendine başlama ve devam ettirmedeüstün bir ka’biliyete sahiptirler.
  6. Mutad dışı keskin ve sağlam bir belleğe sahiptirler. Gördüklerini duyduklarını kolayca beller ve uzun zaman bellekte muhafaza ederler.
  7. İlişkileri kolayca tanıyabilir, kavrayabilirler. Gördükleri, duydukları, okudukları arasında benzerlikleri kolayca yakalarlar ve bunlardan uygun 1genellemeler yapabilirler.
  8. Bilgilerini kolayca transfer edebilirler.

Tenkidi olarak düşünmeleri çok erken yaşlara iner. Gördüklerini duyduklarını, okuduklarını olduğu gibi değil kritik olarak değerlendirirler ve kabul ederler.

  1. Zekice tasarımlar yapabilirler.
  2. Öğrenmeyi ana, baba, öğretmen ve yakınlarının hatırı için değil, kuvvetli öğrenme arzularının duyurulması için yaparlar. Üstün öğrenme arzusuna sahiptirler.
  3. Kendilerini çok geniş bir alana konsantre etme gücüne sahiptirler.
  4. Birşeyi muhakeme etmek ve yeniden şekillendirmek kabiliyetine sahiptirler.
  5. Yarıştan, bilhassa nefsi ile yarıştan ve herşeyi mükemmel yapmaktan özel bir haz duyarlar.
  6. Herşey hakkında derinliğine bir görüş kazanmaya gayret ederler. Bilginin nedenlerini detayları ile öğrenmeye çabalarlar.
  7. Kendilerini ifade etmede bağımsızdırlar ve kendilerine güvenleri fazladır. Bu konuda. yardımdan hoşlanmazlar.
  8. Çok çeşitli şeylere karşı ilgi duyarlar. Birçok şeyleri derinliğine öğrenmeye tecessüsleri vardır. Bazı özel konulardaki ilgileri çok kuvvetlidir. Yalnız alışılmış şeylere değil birbirine zıt şeylere karşı da geniş ve kuvvetli ilgi duyarlar
  9. Gerçek ve hayal arasındaki farkı çok erken yaşlarda keşfederler. Gerçek olmayan hayali uydurmalara inanmazlar. Bunu zihinlerinde açık olarak ayırabilirler.
  10. Çok kompleks algılara, kavramlara ve tepkilere sahiptirler.
  11. Okumaya karşı çok erken ilgi duyarlar. Okumayı çok erken yaşlarda öğrenebilirler. Bu üstün zekanın en belirgin özelliğidir
  12. Çok faal, açıkgöz, uyanık ve çabukturlar. Dikkat alanları geniş ve süresi uzundur.
  13. Duygu ve düşüncelerini ifade etmede çeşitli yollardan faydalanırlar.
  14. Kendilerini serbest, açık ve bağımsız bir şekilde ifade edebilirler.
  15. Derin ve mücerret düşüncelerden, karışık problemler çözmekten hoşlanırlar. Basit ve sathı şeylerden hoşlanmazlar.
  16. Aldıkları uyaranlara karşı çok düşünceli, olgun ve orijinal tepkilerde bulunurlar.
  17. Kendi kendilerini tenkit etmede olumlu gelişme erken başlar. Yaptıklarının doğru ve yanlışlığının muhasebesini çok erken yaşlarda yaparlar. Hatalarını kendi kendilerine anlayıp uygun düzeltmelerde bulunurlar.
  18. Çalışma metotlarında en ekonomik yolları dener ve bulurlar. Zaman ve enerjilerini en ekonomik olarak kullanabilirler.
  19. Sorumluluk hisleri kuvvetlidir. Sorumluluk almayı çok ister ve bunu yerine getirmekten hoşlanırlar.
  20. Estetik ve teorik oryantasyonları yüksektir. Estetik zevkleri erken gelişir. Güzeli iyiyi kolayca anlar ve takdir edebilirler.
  1. Uzun vadeli gayelere yönelirler. Hatalarını yenmek için özel bir çaba gösterirler.
  2. Profesyonel mesleklere karşı ilgi duyarlar. Bu mesleklere girebilmek için uygun hazırlıklar yaparlar. Mesleklerinde kaliteli olmayı amaç edinirler. Bu hedefe varmak için olumlu ve fonksiyonel yaklaşım yaparlar.
  3. üstünlükleri devamlıdır. Hayat boyunca devam eder. İleri yaşlar da bu daha yavaştır.

Üstün Zekalı Çocukların Sosyal özellikleri

Bu konuda üç önemli hususa dikkat etmek uygun olur. Birinci olarak bilmemiz gereken bir gerçek vardır ki o da üstün zekalı çocuklar arasında da her çeşit sosyal uyumsuzlukların, davranış problemlerinin ve muhtelif çeşit ve derecede suçluları olduğudur. Normal çocuklarda uyumsuzluk ve suçluluğa sebep olan nedenler üstün zekalı çocukların çevrelerinde de mevcutsa derece farkı ile ayni uyumsuzluk, davranış bozukluğu ve suçluluk bu çocuklarda da görülebilir.

İkinci olarak bilmemiz gereken bir gerçekte bu konuda yapılan araştırmaların bulgularına göre üstün zekalı çocukların normallere kıyasla farklı üstün bazı sosyal özelliklere sahip olduklarıdır. Bu üstün ve farklı özellikleri aşağıdaki hususlarda görmek mümkündür.

  1. Genellikle şakaları, esprileri. olgunca anlama, bir şeyin şaka tarafını, tuhaflıklarını görme kabiliyetine sahiptirler. Olgunca tatlı olarak şaka yapmasını ve şakadan hoşlanmayı, uygun espriler yapmayı erken yaşlarda becerirler.
  2. Başkaları ile anlaşmayı ve geçinmeyi becerirler.
  3. Arkadaş olarak kendileri seviyesinde zekaya sahip ve ilgilerinde benzerlik ve paralellik olan kimseleri seçebilirler. Genellikle kendi yaşıtlarından üstün olanlarla arkadaşlık ederler.
  4. Başkaları ile yakın içten dostluk kurabilirler. Kurdukları dostlukları uzun zaman devam ettirirler. Dostlukları günlük oyun ilgilerinin ve yararların ötesine uzanır.
  5. Başka çocukların yaşamlarına derin ve duyarlı bir vukuf anlayış gösterirler. Onların kişiliklerini son derece gerçek yönleriyle anlayabilirler.
  6. Mensup olduğu gruplarda hakem ve politika yapıcı olarak tanınırlar. Diğer bir deyimle gruplarındaki uzlaşmazlıkların hakemliğini yaparlar ve politika ile idare ederler.
  7. Duygusal gerilimlerini korkusuzca duruma en uygun şekilde ifade ederler. Duygusal gösterileri uygun ve kararlıdır.
  8. Genellikle kendilerini kapsamına alan çeşitli sosyal teşebbüslerde olumlu, yapıcı ve verimli katkıda bulunurlar
  1. Oldukça popülerdirler. Mensup oldukları grupların ekseri üyeleri tarafından sevilirler.
  2. Bildiği, tanıdığı yetişkinlerin, gençlerin ve akranlarının büyük bir çoğunluğu tarafından açıkça kabul edilirler.
  3. Genellikle bedenen, cazip, yakışıklı ve temiz, görünüşte tertip ve düzenli, ilişkilerinde naziktirler.
  4. Her yeni sosyal durumla uğraşmak ve onu yenmek için mutad dışı bir kapasiteye sahiptirler.
  5. Yeni sosyal durumlara kolayca uyabilirler. Çevrenin sosyal değerlerini çabuk kavrar, davranışlarını ona göre uydurmayı kolayca başarırlar,
  6. Dış dünya ile etkileşimlerinde o1gundurlar.
  7. Otoriteye az başvururlar.. Katılık, sertlik ve haşinlikleri çok az görülür.
  8. Büyük çoğunlukta fikirler dünyasında serbestçe risk alırlar ve risk almaktan hoşlanırlar.
  9. İnsanların zaman ve mekanda şimdiki hazır ve yakın istek ihtiyaç ve kıymetlerinden çok insanın daha uzun zamanda erişebilecek istekleri ihtiyaçları ve değerleri gibi daha soyut sonuçlarla ilgilenirler.
  10. Başkaları tarafından çok sık olarak farklı ırklara, dinlere karşı en ufak ön yargıları olmayan değerli şahıslar ve iyi vatandaşlar olarak kabul edilirler. Diğer bir deyimle toplumda renk, ırk ve din ayırımı ile ilgili ön yargılara sahip değildirler. Herkesi rengine, ırkına, dinine bakmaksızın olduğu gibi kabul ederler.
  11. Toplum kaide ve nizamlarını kişisel emniyet kaynağı olarak kabul ederler.
  12. Bir yandan birçok sosyal problemlerle karşılaşırken diğer yandan bunlara uygun çözüm yolları bulurlar.

üçüncü ve son olarak bilmemiz gereken bir gerçekte bu üstün sosyal özellikler çocuğun doğumunda mevcut değildir. Bu özellikler kalıtım yolu ile geçmez. Kalıtımın ürünleri değildirler. Bu üstün sosyal özelliklerin büyük çoğunluğu üstün zekalı çocukların üstün sosyal çevrelerinde sağladıkları üstün sosyal olanaklar ve etkileşim sonucu kazanılır.

IV.4 Kişilik Özellikleri ……..linke gitmek için tıklayınız.

Hakkında ustun

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Sosyal Medya

◄ Facebook
◄ Instagram
◄ Linkedin
◄ Twitter
◄ Youtube