Son Haberler
Anasayfa / Haberler / Üstün Zekâlı Çocukların Tanımı

Üstün Zekâlı Çocukların Tanımı

Üstün Zekâlı Çocukların Tanımı

Üstün zekâlı ve üstün özel yetenekli çocukların eğitimi konusuna girmeden önce bu çocukların kimler olduğunu ve özelliklerini ana hatları ile açıklamak gerekmektedir.“Üstün zekâlı ve üstün özel yetenekli çocukları nasıl tanımlayabiliriz?” sorusu karşımıza çıkmaktadır. Zekâ testleriyle ölçülen anlıksal yetenekler, üstün zekâlı çocukların tanımlanmasında kullanılan en yaygın yöntemlerin başında gelmektedir. Örneğin; St-Binet testine göre 140 zekâ bölümü ve üstünde puan alanlar üstün zekâlı olarak adlandırılırken, Ancak zekâ testlerine ve özellikle zekâ bölümü kavramlarına yapılan eleştiriler ve üstün zekâlıların tanımlanmasında başka boyutların da dikkate alınması gerektiğini ön plana çıkarmıştır.

Sumption ve Luecking’in “Gifted” olarak ifade ettiği üstün yetenekli çocuklar kendi akranlarına oranla ileri seviyede zihinsel soyutlama, yaratıcı hayal gücü ve bu yetenekleri ortaya koymalarını sağlayan üstün bir merkezi sinir sistemine sahip olduklarını ifade etmiştir.

Üstün zekâlı çocuğun kim olduğuna ilişkin birçok farklı tanım yapılmıştır. Bunların içersinde en yaygın kabul gören tanıma göre zihinsel yeteneklerin birçoğunda yaşıtlarına göre üst düzey bir performans gösteren, yaratıcılık yönü güçlü olan, bir işe başladığında asla vazgeçmeyen kişiye üstün zekâlı denilmektedir. Bu kişiler kendi yaşıtlarından rastgele seçilmiş bir kimsenin %98’inden üstündürler. Günümüzde Renzulli’ye göre yapılan tanım, büyük bir kabul görmektedir. Renzulli üstün zekânın insan zekâsının üç temel öğe arasındaki etkileşimden ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Bunlar:

  1. Genel anlıksal gelişiminde ortalamanın üstünde olmak,
  2. Üstün yaratıcılık düzeyi göstermek yani sorunların çözümüne ıraksak düşünerek yaklaşmak,
  3. Yüksek görev anlayışı diyebileceğimiz kendini ele aldığı konuya tamamlamaya adama, yani güdülenme ve güdülemede üst düzeyde olma, bir sorunun doğurabileceği sonuçları görebilme yeteneğine sahip olmak.

Genel olarak tüm tanımlar üstün zekâlı çocukların diğer akranlarından daha ileri düzeyde düşünen çocuklar oldukları konusunda birleşmektedirler. Bu tanımlardan yola çıkılarak yapılması gereken benzetme: Akranları yürürken, üstün zekâlı çocuklar maraton koşan atletlerdir. Bu koşuda varış çizgisine ulaşmak için düzenli ve sistemli bir eğitimin gerekliliği karşımıza çıkmaktadır.

Bugün dünya çapında sürdürülen araştırmalar göstermektedir ki, her toplumda zekânın dağılımı bir çan eğrisi şeklindedir. Çan eğrisinin bir ucundaki %10’luk dilimi de üstün zekâlılar oluşturmaktadır. Dünya popülasyonuna bakıldığında üstün zekâlı çocukların oranının % 2,5-3 oranında olduğu görülmektedir. Bu oran Dünya ülkelerine göre değişmemektedir. Örneğin Afrika’daki üstün zekâlı çocukların oranı ne ise Amerika’daki çocukların oranı da odur. Genellikle devlet liderleri, mûcid ve dâhi bilim adamları bu %10’luk üstün zekâlılar grubundan çıkmaktadır. Ülkemizde de nüfusun % 10»luk bir üstün zekâlılar grubu vardır. Bu üstün zekâlılar içerisinde %1›lik grubu teşkil eden dâhi ve mûcidleri ortaya çıkaran ve onlara özel eğitim veren kurum ve kuruluşların azlığı ve eğitim programlarının eksiklikliği önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üstün Zekâlı Çocukların Özellikleri

Üstün zekâlı çocukların özelliklerini belirtmeden önce iki kavramın açıklamasının yapılması gerekmektedir. Bunlardan ilki üstün yetenekli çocuk, diğeri ise parlak çocuk kavramlarıdır. Çünkü halk arasında bu kavramlar iç içe girmiş parlak çocuğa da üstün yetenekli çocuğa da aynı kullanım yapılmaktadır.

Üstün yetenekli çocuk zekâ, yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde performans gösterdiği uzmanlar tarafından belirlenen çocuktur.

Üstün yetenekliler bir veya bir kaç alanda kabiliyeti olan, üstün başarı gösteren bireylere denir. Örneğin; çok iyi futbol oynayan, çok iyi el becerileri olan, çok iyi resim yapan veya çok iyi müzik  aleti çalan kişiler üstün yetenekli bireylerdir. Zekâ, yeteneği kapsamaktadır. Matematiksel bir dille ifade etmek gerekirse yetenek zekânın alt kümesidir. Zekâyı bir ağaca benzetirsek yetenek meyvelerdir.

Karşımıza çıkan diğer bir soru ise üstün çocuk ile parlak çocuk arasındaki fark nedir? Bugün genelde zekâ bölümü 130’un üstünde olanlar, yeni düşünceler oluşturulup bunları yeni sorunların çözümünde uygulayabilme yeteneği gösterenler, yani yaratıcı olanlar üstün olarak kabul edilmektedir.

Üstün yetenekli/zekâlı çocuklar akranlarına kıyasla öğrenme hızları çok yüksek olduğu için bilgiye açtır. Yaşadıkları çevre ve dünya hakkında hiç durmaksızın bilgi edinmeye çalışırlar. Bazıları her şey hakkında bilgiyi öğrenmek isterken bazıları da bir çekirge gibi bir konudan diğerine ya da bir ilgi alanından diğerine atlayabilirler.

Bazıları ise belli bir zaman diliminde sadece özel bir konuya ilgi duyarlar ve bu konu etrafında zaman harcayarak bilgi toplarlar. Neredeyse sonsuz denebilecek kadar çok soru sorabilirler. Ayağa kalktıkları dakikadan, uyudukları ana kadar dünya ile ilişkili pek çok bilgi edinmek isterler. Bunun yanı sıra çevresindekileri hayrete düşüren birtakım davranışlarda yapabilirler. Bu nedenle üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocuklarda ortak olan özellikleri ve ailelerin bu özelliklerle nasıl baş edebileceklerini belirlemek gerekmektedir. Üstün zekâlı çocukların tanılanmasında önemli sorunlardan biri üstün zekâlı çocuk ile parlak çocukların öğretmenler tarafından karıştırılmasıdır. Bu nedenle üstün zekâlı çocuklar ile parlak çocukların genel özelliklerinin bilinmesi önemlidir. Bu karışıklığın gide- rilmesi için parlak ve üstün çocukların özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir

Tablo 1. Üstün Zekâlı Çocukla, Parlak Çocuk Arasındaki Farklar

 

  • Parlak Çocuk
  • Üstün Zekâlı Çocuk
  • İlgilidir.
  • Oldukça fazla meraklıdır.
  • Sorulara cevap verir.
  • Yanıtları bilir.
  • Sorunun ayrıntılarını tartışır.
  • Sorular sorar.
  • Dikkatini yoğunlaştırır.
  • Hem zihinsel hem fiziksel olarak katılır.
  • Anlamı kavrar.
  • Varsayımlar ortaya atar.
  • Uyanıktır.
  • Keskin gözlem yapar.
  • Verilen işi tamamlar.
  • Projeler oluşturur.
  • İyi fikirleri vardır.
  • Alışılmamış tuhaf fikirleri vardır.
  • Okuldan hoşlanır.
  • Öğrenmeden hoşlanır.
  • Güçlü belleği vardır.
  • İsabetli tahminlerde bulunur.
  • Öğrenirken eleştireldir.
  • Öğrenirken mutlu olur.
  • Verilenleri kolaylıkla alır.
  • Verilenleri alırken coşkulu ve gergindir.
  • Kolaylıkla öğrenir.
  • Verilenleri zaten bilmektedir.
  • Belli bir sırayla öğrenmekten hoşlanır
  • Karmaşık ve giriftlik onu coşkulandırır.
  • Akranlarıyla olmaktan hoşlanır.
  • Büyük  yaştakileri ve yetişkinleri seçer.
  • Bilgiyi özümser.
  • Bilgiyi değiştirip uygular.

 

Üstün yetenekli çocuğa, öğrenciye veya kisiye yönelik birçok tanıma rastlanmaktadır. Bunlardan en yaygın kabul gören tanıma göre üstün yetenekli çocuk, zihinsel yeteneklerinin ya da zekâlarının birden çoğunda akranlarına göre üst performans gösteren ya da gizilgüce sahip olan, yaratıcılık yanı güçlü olan ve basladığı isi tamamlamada, üstesinden gelmede yüksek görev anlayısı bulunanlara denilmektedir. Sisk’e göre de, üstün yetenekli çocuk; seçkin yeteneklerinden dolayı yüksek seviyeli is yapmaya yeterli olduğu, bu alanda profesyonel olarak bilinen kişiler tarafından belirlenmiş çocuktur. National Association of Gifted Children (Ulusal Üstün Yetenekli Çocuklar Birliği) ise; üstün yetenekli

bireyi, bir veya daha fazla alanda üst düzeyde performans sergileyen veya bu performansı sergileme potansiyeli olan kişi olarak tanımlamaktadır. Bir diğeri ise ABD Eğitim Komisyonu’nun önerdiği tanımdır. Bu tanıma göre; “Seçkin yeteneklerinden dolayı, yüksek seviyeli iş yapmaya yeterli olduğu, bu alanda profesyonel olarak bilinen kimseler tarafından belirlenmiş çocuktur. Bunlar kendilerine ve topluma katkıda bulunabilmeleri için, normal okul programlarının ötesinde farklılaştırılmış eğitim programları ve hizmetlerine gereksinim duyan çocuklardır. Bu çocuklar; saptanan alanların biri, birkaçı veya bunların birleşmesinden oluşan bir bütünlük içinde yüksek başarı gösterirler ve gizli güçlere sahiptirler.” Ülkemizde ise 1991 yılında MEB tarafından düzenlenen I. Özel Eğitim Konseyi’nde ABD Eğitim Komisyonu’nun tanımına benzer bir tanım kabul edilerek şu şekilde belirtilmiştir: “Üstün yetenekli çocuk, genel veya özel yetenekleri açısından, yaşıtlarına göre yüksek düzeyde performans gösterdiği konunun uzmanları tarafından belirlenmiş çocuklardır.” I. Özel Eğitim Konseyi raporunda, üstün yeteneklileri diğerlerinden ayırt eden özellikler şöyle sıralanmıştır:

  1. İleri düzeyde zihinsel yetenek
  2. Çesitli alanlarda özel yetenek
  3. Duyarlılık ve yaratıcılık
  4. Yoğun motivasyon

Üstün yetenekliler, eskiden zayıf, güçsüz, ruhen hasta bireyler olarak kabul edilmelerinin aksine, fiziksel, sosyal ve genel olarak insanların düşündüğünden çok daha fazla olumlu kişilik özellikleri sergilemektedirler. Üstün yetenekli çocukların, fiziksel özellik ve genel sağlık açısından normalin üstünde olduklarını, bu çocukların yüksek derecede toplumsal duyarlığa sahip, kendilerinden emin, dostça davranışlar gösteren, liderlik potansiyeli yüksek, yaratıcı ve hayal güçleri gelişmiş çocuklar olduğunu belirtmektedir. Soyut düşüncenin temeli olan kavram oluşturma yeteneklerini ise “en önemli yetenekleri” şeklinde adlandırmaktadır. Genelleme yapmadan önce her bulguyu dikkatlice değerlendirdiklerini, bütünden parçaya ve parçadan bütüne doğru akıl yürütme sekline sahip olduklarını, aniden çözüm bulabildiklerini söylemektedir. Üstün yeteneklilerle diğerlerinin farkı; özelliklerin üstün yetenekli öğrencideki yoğunluğu, çeşitliliği ve kullanım hızıdır. Üstün yeteneği olanlar, normallere göre daha hızlı gelişmekte ve gelişim süreleri de ortalamadan uzun olmaktadır. Örneğin; yetenek gelişiminin ortalama 16 yaşında durakladığı kabul edilmektedir. Buna karşılık gelişme çok üstün yeteneklilerde 18–20 yaşına kadar uzamaktadır ve bu kisiler ileri yaslara kadar etkin ve verimli kalmaktadır. Yaratıcılık açısından ise en verimli oldukları yaşın 25–35 yas arası olduğu  bazı araştırmalar tarafından ortaya konmuştur. Bununla birlikte, üstün yeteneklilerin, genellikle kendi takvim yaşlarına ait gelişimsel standartlara uygun gelişme göstermedikleri, yaşıtlarının ilgi duyduğu oyunlardan daha gelişmiş oyunlarla ilgilendikleri ve genellikle eğitim alanında yaşıtlarından daha ileride oldukları da ekleniyor. Üstün yetenekli olarak tanımlanan çocuklar, toplumun %1,5 – %3‘lük üst dilimindedir. Rogers üstün yetenekli 241 çocuğa yönelik yaptığı bir araştırmada üstün yeteneklilerin özelliklerine yönelik; şu istatistiki sonuçları elde etmistir:

%99,4’ü hızlı öğreniyor.

%99,3’ü geniş bir kelime hazinesine sahiptir.

%99,3’ünün mükemmel bir hafızası vardır.

%99,3’ü mantığını çok iyi kanıtlıyor.

%97,9’u çok meraklıdır.

%96,1’i bazen yaşlarına göre çok olgundur.

%95,9’unun mükemmel bir espri anlayışı vardır.

%93,8’i öncü bir gözlemleme yeteneğine sahiptir.

%93,5’i başkalarına karşı merhametlidir.

%93,4’ünün renkli bir hayal gücü vardır.

%92,9’u sayılar konusunda yeteneklidir.

%90,3’ü adalet ve dürüstlük kaygısı taşıyor.

%89,4’ü bulmaca ve legoları rahatlıkla yapıyor.

%88,4’ünün yüksek bir enerji seviyesi vardır.

%88,3’ü işlerinin mükemmel olması kaygısını taşıyor.

%85,9’u ilgi duyduğu alanlarda azimlidir.

%84,1’i otoriteyi sorguluyor.

%80,3’ü çok okuyor.

Üstün yetenekli çocuklar olağanüstü liderlik yeteneğini, çok iyi müzik, resim, drama yeteneğini yaşıtlarının daha ilerisinde matematik, okuma, belli psikomotor becerilerini, icatçılığını, sosyal haksızlıklara aşırı tepkisini ve tüm bu yeteneklerin bilesşimini sergiler. Genel olarak bakıldığında üstün yetenekli çocuklar:

  • Gelişimsel ilerleme gösterirler; akranlarına göre yürümeyi, konuşmayı, okumayı, yazmayı daha erken öğrenirler.
  • Yaşlarına ve sınıf seviyelerine göre sıra dışı gelişmiş kelime bilgisine sahiptir. Terimleri anlamlı bir sekilde kullanabilirler.
  • Nadir kullanılan öğrenme stillerini kullanırlar ve fikirleri adım adım değil bütün halinde kavrarlar.
  • Daha hızlı öğrenirler ve problemleri daha çabuk çözerler.
  • Çok iyi hafızaya sahiptirler.
  • Esnek düşünme yeteneğine sahiptirler.
  • Çalışma yollarında en ekonomik yolları dener ve bulurlar. Zaman ve enerjilerini en ekonomik olarak kullanabilirler.
  • İnsanların beklenti ve duyguları konusunda çok duyarlıdırlar.
  • Hayal güçleri çok iyidir ve hayali arkadaşları vardır.
  • Orijinal fikirler ve çözüm yolları üretebilirler.
  • Kendisine yöneltilen sorulara ya da karşılastığı problemlere birden çok çözüm ve değişik fikir üretirler.
  • Zeki ve açıkgöz birer gözlemcidirler.
  • Çok meraklıdırlar ve karmaşık sorular sorarlar.
  • Karmaşık cevaplar verirler ve onların detaylı açıklamaları konuyu derinlemesine anladıklarını gösterir.
  • Ayrıntılı sentezleme yaparlar.
  • Temel becerileri daha iyi, daha hızlı ve daha az alıştırmayla öğrenirler.
  • Dili etkili bir vasıta olarak kullanabilirler.
  • Başkalarının henüz görmediği ilişkileri çok çabuk fark ederler.
  • Yeni yollar ve perspektiflerle bilgiyi düzenlerler.
  • Genis kelime dağarcığına sahiptirler ve kendilerini iyi ifade ederler.
  • Akranlarına kıyasla oldukça uzun ve karmasık cümle kurarlar.
  • Yüksek düzeyde sözel yetenekleri vardır.
  • Birçok farklı alana ilgi duyarlar.
  • Nesnelerin estetik yanlarını kesfetmeye çalışırlar.
  • Ahlaki görüşleri ileri düzeydedir.
  • İnsanlara karsı duyarlı ve merhametlidirler.
  • Bir sey ilgisini fazlaca çektiğinde yerinde oturamazlar.
  • Yaşıtlarına göre daha olgun görünür ve yaşından büyük çocuklarla veya yetişkinlerle arkadaşlık kurarlar.
  • Grupta lider olurlar veya yalnız kalırlar.
  • Enerji düzeyleri yüksektir, daha az uykuya ihtiyaç duyarlar.
  • Hevesli okuyucu veya harika matematikçi olabilirler fakat her alanda mutlaka yetenekli değildirler.
  • Kolay sıkılırlar ve dikkat süreleri kısadır.
  • Çevreye karşı aşırı ilgi duyarlar.
  • Severek, güçlük çekmeden öğrenirler ve hayali fikirler üretirler.
  • Disiplin, suç olaylarına ve uyum sorunlarına çok daha az rastlanır.

 

Bunun gibi üstün yeteneklilerin sahip oldukları özellikler ile ilgili birçok liste olusturulabilir. Ancak üstün yetenekliler için genellenebilecek özelikler, onları ayırt etmeyi kolaylaştırabilmek amacıyla aşağıdaki başlıklar altında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Bedensel Özellikleri

Üstün yetenekliler, doğumdan itibaren farklı bir gelişim düzeyine sahiptirler. Doğumda normalden daha ağırdırlar. Beden yapıları, diğer akranlarına göre daha iri ve sağlıklıdır. Boy uzunlukları ve ağırlıkları normal çocuk grubuna göre daha fazladır. Terman’ın 1922 yılındaki araştırmasının sonucunda üstün yeteneklilerin doğduklarında diğer bebeklere göre daha iri oldukları ve daha sağlıklı oldukları bulunmuştur. Omuz ve kalçaları daha geniştir. Fiziksel yapı ve genel sağlıkları normalin üstündedir. Fiziksel gelişim basamaklarını yaşıtlarından daha erken karşılarlar, genel sağlık açısından da normalin üstündedirler. Grup olarak bu çocuklarda duyu organı bozuklukları, beden sakatlığı, diş bozukluğu ve çürüklüğü daha az görülür. Hastalıklara karsı daha dayanıklıdırlar. Bu, hem hastalığa az yakalanma hem de yakalansalar bile daha kısa sürede ve az kayıpla atlatabilmeyi kapsamaktadır. Ortalama ömürleri daha uzundur. Üstün nitelikte ve aşırı duyarlı sinir sistemine sahiptirler. Duyu organları yaşıtlarına göre daha keskindir. Daha az uyku gereksinimi duyarlar, olgunlaşmada hızlı bir seyir gösterir, iri, kuvvetli, sağlıklı, koordinasyon gerektiren faaliyetlerde tepkileri daha hızlıdır. Üstün yetenekli çocuklar genellikle oldukça hareketli ve coşkulu çocuklardır. Yürüme, desteksiz oturma, ayakta durma gibi motor beceriler yaşıtlarına göre 1,5 – 3 ay daha erken gelişmekte ve daha hızlı ilerlemektedir. Vücudun tümü ya da bir bölümündeki motor kasları kullanmada yüksek performans gösterirler. Yaşıtlarıyla kıyaslandığında daha ritmik, atletik, koordineli, dengeli, güvenli ve enerjik olma gibi özellikler gösterebilmektedirler.

Zihinsel Özellikleri

Üstün yetenekli çocuklar neden, niçin, nasıl sorularını çok sık sormakta, ilgi duyduğu alanla ilgili olarak yaşına göre çok üst düzeyde konsantrasyon sergilemekte ve üst düzeyde problem çözme becerileri geliştirmektedirler. Mantıksız gelen bilgileri kabul etmekte zorlanmakta, rutinlerden ve tekrarlardan hoşlanmamakta, okulda aldıkları uyaranlar bu çocuklar için yetersiz kalmakta, sınıfta kolaylıkla sıkılabilmektedirler. Üstün yeteneklilerin nitelik ve nicelik olarak farklı ve üstün zihinsel özelliklere sahip oldukları görülmektedir. Çok iyi gözlemcidirler, zaman, ölüm gibi soyut kavramları anlayabilmektedirler, bu çocukların bir kısmı okula başlamadan önce kendiliğinden okuma-yazmayı öğrenebilmektedir; üstün yeteneklilerin eğitim çevresindeki hataları, yanlışları veya kusurları fark ettiğini belirtmekte, bu çocukların çeşitli hobiler, koleksiyonlar veya aktivitelerle ilgilendiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla uzun vadeli hedeflere yönelirler, hatalarını yenmek için özel çaba sarf ederler.

Küçük yaşlardan itibaren mantıksal muhakemeler kurabilmekte ve yaratıcılıklarını da kullanarak karmaşık problemlere rahatlıkla çözümler üretebilmektedirler. Soyut düşüncenin göstergesi olan kavram oluşturma konusunda yeteneklidirler. Soyut düşünce yetenekleri gelişmiş olduğundan daha küçük yaşlardan itibaren dildeki mecazi anlamları kavrayabilirler. Bununla birlikte sözcük dağarcıkları çok zengin olur. Bildikleri sözcükleri kolayca kullanabilirler. Sınıf düzeylerinin 1-2 yıl üstündeki kitapları okumaktan hoşlanırlar. Zihinden yapılacak işlemleri kolaylıkla yaparlar. Genelleme yapmada, ilişkileri görmede, bilgilerin transferinde, mantıksal çağrısımda ileridirler. Soyut konulara karşı ilgileri fazladır ve dikkatleri süreklidir. Hafızaları çok kuvvetli olduğundan, kolayca ezberleyebilmekte ve ezberlediklerini uzun zaman hafızalarında saklayabilmektedirler. Akademik konularda akranlarından 1-2 yıl ileridirler. İlgi alanları geniştir. Birçok olayların nedenini öğrenmek istekleri fazla olduğu için çok soru sorarlar. Orijinaldirler, pratik bilgileri çoktur ve yaratıcıdırlar. Zihnen daima aktif olmayı arzularlar, geniş hayal ve imgeleme gücüne sahiptir. Buna bağlı olarak yaratıcılıkları da gelişmiştir. Yaratıcılık konusunda yaşıtlarına oranla daha akıcı ve esnek düşünebilmekte, en küçük ayrıntıları bile değerlendirmekte, aynı konuda pek çok farklı fikir üretebilmektedirler. Geniş bir ilgi alanı yelpazesine sahip olan bu çocuklar, iyi bir gözlem gücüne sahip olmakta ve eleştirel düşünebilme özelliğini de taşımaktadırlar.

Kişilik Özellikleri

Üstün yetenekli bireyler kişilik özelliği olarak amacına ulaşmaktan ve başarıdan zevk duyarlar. Çok çalışkandırlar, kişisel hatalarını görür ve düzeltebilirler, sadakat ve güvenden hoşlanırlar, dostlukları uzun süreli ve güvenilirdir, sabırlı ve kararlıdırlar, kararlı bir hayatları vardır. Mükemmeliyetçi olmaları üstün yetenekli çocukların en önemli kişilik özelliklerinden bir tanesidi ve mükemmeliyetçilik üstün yetenekli çocukların eş zamanlı olmayan gelişimlerinin bir sonucudur.

Üstün yetenekli çocuklar, kişilik özellikleri olarak bağımsız olma özellikleri gösterirler, yüksek amaç ve ideallere sahiptirler, iki işi aynı anda yapabilirler, yüksek düşünce süreçlerini harekete geçirecek şekilde bilgilerin aktarılmasından büyük zevk alırlar, içten denetimlidirler, kaderci değillerdir, aşırı duygusal olabilirler, enerji kaynaklarının azalması, kirliliğin artması gibi dünya sorunlarına aşırı duyarlı davranabilirler, özgüvenleri çok yüksektir. Karşılastığı, problemlere ve kendisine sorulan sorulara birden fazla çözüm üretir. Çok değişik, özgün fikirler geliştirirler. Düşündüklerini rahatlıkla ifade ederler. Fikirlerinden vazgeçmezler, çok büyük riskler alabilirler. Karşı görüşlerini çok atesli bir şekilde savunurlar. Mizah anlayışları oldukça gelişmistir. Olaylardaki ince mizahı, sıradan kişilerden önce hemen fark ederler. Güzelliğe duyarlıdırlar, estetiğe önem  verirler, nesnelerin estetik yanlarını keşfetmeye çalışırlar. Bu kişilik özelliklerinin yanı sıra; içten denetimli olma, yüksek motivasyona sahip olma, haksızlığa katlanamama, sebatlı olma gibi özelliklere de sahip olabilirler. Bununla birlikte, tüm üstün yetenekli bireylerin kişilik bozukluklarından uzak ve arınmış olduklarını veya sayılan özelliklerinin tümünün üstün yetenekli bireylerde var olduğunu düşünmek yanıltıcı olur. Üstün yetenekli çocuklar arasında da duygusal bozuklukları, davranış bozuklukları ve belirli kişilik bozuklukları olanlara rastlanmaktadır. Ancak üstün yetenekli çocuklar arasında bu kusurlara sahip olanların sayısı normallere kıyasla daha azdır.

Duyarlık Özellikleri

Üstün yetenekli çocuklar çevrelerine karşı çok hassas ve duyarlıdırlar. Ayrıca başkalarına karşı çok merhametli ve koruyucu tutum içerisindedirler ve kolayca gözyaşlarına boğulabilirler. Karsılarındaki insanların duygularını hissedebilirler, eleştirilere siddetle cevap verirler ve ışığa, gürültüye, hava ve çevre kirliliğine sert tepki gösterirler. Üstün yetenekli çocuklar, tüm yaşlarda birtakım problemlerin net ve kesin olarak farkındadırlar. Yüksek farkındalık ve gözlem kabiliyeti sayesinde savaş, açlık, gücü kötüye kullanma, şiddet gibi olumsuz birtakım davranışlar ya da olaylar karşısında korku geliştirebilirler. Bunların yanında bu çocukların farklı ek korkuları da olabilir. Bunların arasında ölüm, hastalık, hamilelik, düşük yapma, iş bulamama, arkadaş bulamama, yalnız kalma, sevilmeme ve zihinsel yetersizliği olma gibi konular sayılabilir. Üstün yetenekli çocukların bu yüksek duyarlığı, onları sosyal yaşantıdan bir miktar uzaklaştırabilir ve hatta kendilerinde yanlış bir sey olduğunu bile düşünebilirler. Bu yoğunluktaki duyarlık hem olumlu hem de olumsuz etkilere neden olabilir. Bunu belirleyen kritik nokta, çocuğun algılaması ve verdiği dönütle ilgilidir. Bu tür çocuklar derin duygulara sahiptirler ve düşüncelidirler. Başkalarına saldırganca davranmak yerine her şeyi kendi içlerinde yaşarlar. Duyarlılık (sensitivity), mükemmeliyetçilik (perfectionism), yoğunluk (intensity), içedönüklük (introversion) özelliklerinin üstün yeteneklilere özgü dikkat çekici gelişimsel, psikolojik ve sosyal yanları vardır. Bunlar bir bütün olarak üstün yeteneklilerin duygusal çok yönlülüğünü göstermektedir. İleri zekâlı çocukların ses tonunda ve konuşmalarda var olan vurgulara yönelik ince bir duyarlıkları vardır ve buradan hareketle başka kişilerin ruhsal durumlarına yönelik çıkarımlarda bulunabilirler. Bu nedenle sosyal yapıları da iyice kavrayıp idrak edebilirler. Yüksek hassasiyet ve ahlak konularına yönelik erken ilgi, çoğu zaman aşırı boyutlardaki bir adalet duygusuyla dışa vurur.

Üstün yetenekli çocuklar, fiziksel, duygusal ve entelektüel gelişimlerinin yanında ahlaki gelişimleri bakımından da yaşıtlarına göre üstünlük göstermekte ve küçük yaşlarda yüksek ahlaki duyarlık sergilemektedirler. Silverman’a göre, ahlak gelişimleri yaşıtlarına göre daha erken oluşmakta ve buna bağlı olarak da gelişmiş adalet olgusuna sahip olmaktadırlar. Üstün yetenekli çocuklar alışılmadık şekilde hızlı bir ahlaki gelişim göstermekte ve normal çocuklara göre güvenilirlik, ahlaki tutarlılık, dürüstlük gibi davranıs alışkanlıklarındaki kararlılıklarında farklılıklar sergilemektedirler. Yaşıtlarından daha karmasık ahlaki yargılar üretebilirler. Özellikle haksızlık, yalan gibi konularda, yaşlarından beklenenin çok üzerinde duyarlılık göstermektedirler. Yalan söylememeyi, zor durumda kalacaklarını bilseler bile dürüst davranmayı, kendilerine ya da başkalarına yapılan haksızlıklar kar- şısında akılcı biçimde uyarma ya da müdahale etme davranışında bulunma gibi davranışlar sergilerler ve yetişkinleri de bu konuda sıklıkla eleştirebilirler.

Sosyal Özellikleri

Üstün yetenekli öğrenciler arkadaşlık iliskileri, eğlence seçimleri, sosyal bilgi ve davranışları, kisilikleri gibi alanlarda akranlarına göre çok daha olgundurlar. Bu olgunluk derecesi zihni alanlardaki olgunlukla eşit olmasa da, üstün yetenek li çocuklar ve gençler sadece üstün yetenekli oldukları ve kendi yaşıtlarındaki çocuklara benzedikleri yönündeki yaygın inanışın aksine kişisel olgunluk gösterir- ler. Sosyal açıdan yaşıtlarından daha olgun olan üstün yetenekli çocuklar, çoğu zaman kendi yaşıtlarında aynı olgunluğu ve benzer ilgi alanlarını bulamadıkları için kendi yaşından daha büyük, ancak zihinsel olarak kendi düzeylerine daha yakın çocuklar ile arkadaşlık etmeyi tercih edebilmektedirler. Gelişmiş mizah yetenekleri arkadaşları arasında daha da popüler olmalarına neden olabilmektedir. Espri yetenekleri güçlü olduğu için fıkra anlatma, olayları eğlenceli hale getirme veya komik bir şekilde dramatize etme davranışları bu çocukları arkadaşları arasında aranılan kişi haline getirmektedir. Bunların yanı sıra, üst düzeydeki dil gelişimleri ve dili kullanmaktaki olağanüstü akıcılıkları arkadaşlarıyla ilişki kurmalarını güçleştirmektedir. Bunun nedeni duygu ve düşüncelerini ifade etmekte yaşıtlarının düzeylerine inememeleri ve ifadelerinin arkadaşları tarafından açıkça anlaşılamaması olabilir. Bazı durumlarda arkadaşlarının sosyal kabulünü kazanmak için kapasitelerinin çok altında çalışmakta ve bu durum da başarısız olmalarına yol açmaktadır. Sosyal uyum sağlamakta güçlük çeken üstün yetenekli çocuklar olduğu gibi sahip oldukları liderlik yeteneği sayesinde arkadaşları arasında popüler olan, grubun lideri olup onları yönlendiren üstün yetenekliler de bulunmaktadır. Sosyal liderlik özelliği gelişen üstün yetenekli çocuklar, faaliyetlerin planlanması, grubun yönetilmesi ve faaliyet organizasyonu gibi işlerde, belirgin olarak öne çıkarlar. Kendi koydukları kuralların geçerli olmasını ve bu kurallara uyulmasını isterler. Bu özellikteki çocuklar, koymus olduğu kurallara uyulmazsa huzursuzlaşarak tepkilerini çeşitli şekillerde ortaya koyarlar. Bazılarının bağımsız olma istekleri grup çalışmalarına katılmalarını engellemekte, ancak bazıları da başkaları ile kolaylıkla işbirliği yapabilmektedir.

Üstün yetenekli çocuklar arkadaşlarına göre daha az benmerkezcidir ve diğerlerinin duygu ve ihtiyaçlarına karşı daha duyarlıdırlar. Empati kurma becerileri oldukça gelişmistir. Erken yaşlardan itibaren kendilerinin diğer çocuklardan farklı olduğunun farkına varırlar, bu durum kendilerinde yanlış giden bir şeyler olduğu sonucunu çıkarmalarına neden olabilir. Bu çocukların bedensel ve sosyal gelişimleri zihinsel gelişimleri kadar hızlı değildir. Bu nedenle özellikle takvim yaşından daha üst sınıflara devam eden üstün yeteneklilerde sosyal problemler ve uyum sorunları ortaya çıkabilmektedir. Üstün yetenekli çocuklar arasında da her çesit uyumsuzlukların, davranış problemlerinin ve çesitli suçların olduğu bir gerçektir. Bir yandan araştırmalar üstün çocukların şüphesiz mükemmel sosyal uyumları olduğunu belirtirken; diğer yandan klinik deneyimler bu uyumlu bireylerin birçoğunun büyük bir yalnızlıktan dolayı acı çektiklerini ve kendi idealleri ile topluma ayak uydurma istekleri arasında içsel bir çelişki yaşadıklarını ortaya koymaktadır.

Öyle ki üstün yetenekli çocuklarla ilgili yapılan çalışmalardan elde edilen bulgulara göre, üstün yetenekli olmanın sosyal gelişimi ve çevreye uyumu zorlaştırıcı ve engelleyici etkileri olduğunu ileri süren araştırmacılar bulunmaktadır. Bu görüşe göre, üstün yeteneğin oluşturduğu yüksek düzeyde zihinsel, sosyal ve duygusal ilgiler ve ihtiyaçlar, bu çocukların kendi yaşıtı olan normal gelişim gösteren çocuklarla birlikte iş yapma, oyun oynama ve iletişim kurma gibi etkinliklere katılma olanağını güçleştirmektedir. Bu durumda da yalnız kalma ve dışlanmışlık tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Bir yandan çevreleri tarafından kibirli, küstah olarak algılanmaları, diğer yandan da düşük benlik saygıları nedeniyle düşük başarı elde etme riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Bu çocuklar çoğunlukla çevreleri tarafından mantık dışı davranan ya da acayip fikirleri olan kişiler olarak görülebilirler. Okul öncesi eğitime başlama dönemi üstün yetenekli çocuklar için oldukça kritik bir dönemdir. Sıklıkla yaşıtlarını kendine benzer ilgi alanlarına sahip ve kendi düzeylerinde bulmazlar, bu durum hayal kırıklığına ve çocuğun sıkılmasına neden olabilir. Okul fobisi veya okula yönelik huzursuzluk sergileyebilir ve yeteneklerini gizleme yolunu seçebilir. Arkadaslarının  neden kendileriyle rekabet edemediğini ve öğretmenlerinin neden onların ihtiyaç duydukları düzeydeki uyaranları vermekte yetersiz olduklarını anlamakta güçlük çekmektedirler. Üst düzeydeki dil gelisimleri ve dili kullanmaktaki olağan üstü akıcılıkları arkadaslarıyla ilişki kurmalarını güçlestirmektedir. Bunun nedeni duygu ve düşüncelerini ifade etmekte yaşıtlarının düzeylerine inememeleri ve ifadelerinin arkadaşları tarafından açıkça anlaşılamaması olabilir. Bazı durumlarda arkadaşlarının sosyal kabulünü kazanmak için kapasitelerinin çok altında çalışmakta ve bu durum da başarısız olmalarına yol açmaktadır. Yukarıda bahsedilen tüm olumlu ve olumsuz özellikler, çocuğun doğumunda mevcut değildir. Bu özellikler kalıtım yolu ile geçmemektedir. Bu üstün sosyal özelliklerin büyük çoğunluğu üstün yetenekli çocukların sosyal çevrelerinde sağladıkları üstün sosyal olanaklar ve etkileşimler sonucunda kazanılmaktadır.

Öğrenme Özellikleri

Üstün ve özel yetenekli öğrenciler genellikle hızlı ve istekli öğrenirler, girişler arasındaki bağlantıları çabuk kurarlar ve yaşıtlarından daha hızlı fikir üretirler. Hızlı kararlar alırlar ve fikirler arasında beklenmedik bağlantılar kurarlar. Değişik fikirleri bir çırpıda derler ve sorulara beklenmedik cevaplar verirler. Birçok alanda genis bilgiye sahiptirler ve hatta birçok insana sıkıcı gelebilecek alanlarda derinlemesine bilgileri vardır. Kendi kendine öğrenmeyi severler ve öğrenmeleri istekten doğar. Üstün ve özel yetenekli öğrenciler analitik-ardışık öğrenme stratejilerinden ziyade kavramlar arası bağlantı ve ilişki kurarak öğrenmeye meyillidirler. Düşüncelerinde daha esnektirler ve çoğunlukla belirsiz ve cevabı olmayan soruları göz ardı edebilirler. Kelimeleri tek tek okumaktansa onlar için anlam bütünlüğü daha önemlidir. Herkesçe bilinen yanıtların mantıksal yanını görür. Yaşının üstü seviyedeki sözcükleri, anlamlarını bilerek yerinde kullanır. Diğer özellikleri arasında ise, öğrenme yeteneğinin çok iyi olması, kavrama hızının yüksekliği, alışılmısın dışında bellek performansları, özel bir bilgi edinme ve işleme kapasitesinin sonuçları yer almaktadır. Ayrıca bu çocuklar çok hızlı ve çok fazla okurlar. Birçok çocuk, henüz okuldan önce yüze ya da bunun daha ötesinde bulunan rakamlara kadar sayılara hakimdir ve ezbere toplama veya çıkarma işlemleri yapabilir. Genel olarak ele alındığında, özel eğitime muhtaç üstün yetenekli çocukların öğrenmelerine ilişkin bazı özellikler şöyle sıralanmaktadır:

  • Keskin gözlem gücü, çabuk kavrama, önem duygusu, sıra dışı olanı inceleme arzusu,
  • Soyut düşünme gücü, kavramlaştırma, sentezleme, tümevarıma dayalı öğrenmeye ve sorun çözmeye ilgi, zekâ etkinliklerinden zevk alma,
  • Sebep etki ilişkilerine ilgi, bağlantıları görme yeteneği, kavramların uygulanmasına yönelik ilgi, doğruluk sevgisi,
  • Değer ve sayı sistemlerinde, saat ve takvimlerde olduğu gibi, yapı düzen ve istikrardan hoslanma,
  • Bellek gücü,
  • Sözel yeterlilik, geniş kelime bilgisi, ifadede kolaylık, okumaya ilgi, ileri alanlarda geniş bilgi,
  • Sorgulayıcı tutum, entelektüel meraklılık, araştırmacılık, iç motivasyon,
  • Hızlı düşünme,
  • Eleştirel düsünme gücü şüphecilik, değerlendirici sınama, öz eleştiri ve öz denetim,
  • Yaratıcılık ve mucitlik, bir şeyler yapmak için yeni yollardan hoşlanma, yaratıcılığa, beyin fırtınasına ilgi,
  • Dikkati yoğunlaştırma gücü, diğer her şeyi dışarıda bırakan yoğun dikkat, uzun dikkat süresi,
  • Tutarlı ve amaca yönelik davranış,
  • Diğerlerine karşı duyarlık, sezgisellik, empati, duygusal destek ve sempati ihtiyacı,
  • Yüksek enerji, uyanıklık, heves, icat öncesinde yoğun gönüllü çaba,
  • İşte ve çalışmada bağımsızlık, bireysel çalışma tercihi, kendine güven,
  • Her şeye eli yatkınlı, ustalık, çeşitlilik arz eden ilgi ve yetenekler, çok sayıda hobi, müzik ve resim gibi sanat dallarında yeterlilik,
  • Dostanelik, açık yüreklilik. Üstün yeteneklilerin sahip oldukları bütün bu özellikler incelendiğinde; kalıtımla gelen üstün yetenekliliğin gelişmesi için gerekli ortamın ve bu ortamda çeşitli yaşantıların sağlanmasının gerekli olduğu görülmektedir. Bu nedenle üstün yetenekli çocukların erken tanılanması son derece önemlidir.

Hakkında ustun

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Sosyal Medya

◄ Facebook
◄ Instagram
◄ Linkedin
◄ Twitter
◄ Youtube